Pre Heading

Temizlikte Teknoloji ve İnovasyon: Verimlilik ve İş Deneyimi Artıyor

Temizlik alanındaki teknoloji ve inovasyonun, veriye dayalı kararlar ve robotik işbirlikleri yoluyla üretkenliği nasıl artırdığını ve işyeri deneyimlerini nasıl geliştirdiğini keşfedin.

Large-BE-ISS Industrial DAF TRUCKS-12655

 

Teknoloji, temizlik verimliliğini artırarak ekiplerin daha önce hiç olmadığı kadar veriye dayalı kararlar almasını sağlıyor. Örneğin, işyerine sensörlerin dahil edilmesi, ekiplere tüm alanlara aynı sıklıkta hitap eden bir rutin kullanmak yerine hangi alanların daha sık temizlenmesi gerektiğini anlamaları için veri sağlar. Bu da temizlik ekiplerinin son derece hedefe yönelik ve verimli olmalarını, böylece bina sakinlerinin her zaman temiz alanlarla karşılaşmalarını sağlar. Küresel Temizlik Hizmetleri Başkanı Trine Lops ve Yöntemler ve Teknolojiler Direktörü Anders Dedenroth, ISS'de bu gelişmeye yön veren kilit liderler arasında yer alıyor ve veri ile teknolojinin temizlik hizmetlerini nasıl geliştirdiğine ilişkin ayrıntıları paylaşıyor.

 

Temizlik Verimliliğini Artırmak İçin Verilerin Kullanılması

Bir işyerindeki tüm alanların temizlik ihtiyacı aynı değildir. Örneğin yoğun kullanılan bir tuvaletin temizlik talebi, uzak bir köşedeki bir masadan çok daha fazla olacaktır. Sensör verileri, iş yerlerinde hangi alanların en çok kullanıldığını ve dolayısıyla hangi alanlarda daha fazla temizlik gerektiğini ölçmeyi mümkün kılar.

Tuvaletlerdeki sensörler, gün boyunca veya birden fazla gün içinde kullanım yoğunluğunu takip edebilir, böylece temizlik ekipleri zaman içindeki eğilimleri görebilir. Bu sayede, saha ekiplerinin programları gerçek ihtiyaçlara göre daha dinamik bir şekilde planlanabilir. Yakında piyasaya çıkacak Pure Space Connect eklentisi ile tüm bu veriler kolayca toplanabilecek. Ayrıca sensörler, hangi tuvaletin daha fazla kullanıldığını belirleyerek temizlik odağının doğru yere kaydırılmasını sağlayacak. Anders, bu veri odaklı yaklaşımın verimliliği nasıl artırdığını şöyle açıklıyor:

“Toplayabildiğimiz veriler sayesinde, programlarımızı statik olmaktan çıkarıp binadaki gerçek faaliyetlere göre daha dinamik hâle getiriyoruz. Geçmişte temizlik sabit aralıklarla yapılırdı ve bu bazı alanlarda gereğinden fazla, bazı alanlarda ise yetersiz temizlik anlamına gelirdi. Artık verilere ve kullanıcı geri bildirimlerine dayanarak daha kurallı ve optimize edilmiş süreçler oluşturabiliyoruz.”

Bu geri bildirimler arasında, örneğin çalışan memnuniyetinin temizlik ziyaretlerinin sıklığına bağlı olarak nasıl değiştiği gibi bilgiler bulunabilir. Ekip, bu verileri sensör sonuçlarıyla bir araya getirerek hem üretkenliği hem de hizmet kalitesini dengede tutmaya çalışıyor.

Trine bu durumu şöyle özetliyor:
“Çalışanların, kullanım yoğunluğuna göre çoktan temizlenmiş olması gereken bir tuvalete girmemesini sağlıyoruz. Ayrıca el havlusu, tuvalet kâğıdı ve sabun gibi malzemelerin tükenmesini de önlemeye çalışıyoruz.”

Trine, gelecekte çalışanların tuvaletlerdeki bir cihaz veya QR kod aracılığıyla dijital temizlik ya da malzeme dolumu talebinde bulunabileceklerini de ekliyor.

 

Üretkenliği Artırmak İçin Yer Belirleyiciler ve Robot Teknolojisi Arasında İş Birliği

Large-HQ_Covid-19_2020 (25)

ISS, dünya genelinde 14 ülkede yaklaşık 400 temizlik robotu (cobot) kullanıyor. Bu cobot’lar; otonom süpürgeler, yıkayıcı-kurutucular ve dezenfeksiyon cihazlarından oluşuyor. Ancak Trine, bu robotların sadece “teknolojik bir oyuncak” olarak değil, gerçek bir ihtiyacı karşıladıkları durumlarda uygulanması gerektiğini vurguluyor.

Cobot’ların temel amaçları; tutarlı temizlik kalitesi sağlamak, sürdürülebilirliği artırmak, kazaları azaltmak ve çalışan memnuniyetini iyileştirmek olarak özetlenebilir. Ancak mobilyaların sık olduğu dar alanlar veya çalışma saatlerinde yoğun kullanılan küçük tesislerde zorluklar yaşanabilir -bu da robot-insan çarpışmalarına yol açabilir.

 

Anders, bu nedenle cobot’ların özellikle havalimanları veya büyük üretim tesisleri gibi geniş alanlarda daha etkili olduğunu belirtiyor. Nitekim İngiltere’deki birçok müşterinin bu cihazları kullanmaya başlamasıyla birlikte zemin temizleme verimliliğinde %30 artış görüldü.

Cobot’lar, temizlik sürecinin fiziksel olarak en zorlu kısmını üstlenerek çalışanların yükünü azaltıyor. Sonrasında ise saha ekipleri, ISS’in yüksek temizlik standartlarına dayanan bilgileriyle ince temizlik gerekip gerekmediğine karar veriyor. Bu da insan ve robot iş birliğinin önemini ortaya koyuyor.

“İnsanlar hâlâ robotlardan daha zeki. Amacımız, bu zekanın daha etkili kullanılmasını sağlamak. Robot, nerede olduğunu ve ne yaptığını insana aktarabilmeli ki temizlikçi gerçek ihtiyaçlara odaklanabilsin. Yani önemli olan iş birliği.”

ISS, manuel ekipman ile ileri teknolojiyi dengeli şekilde harmanlayarak daha akıllı çalışma yollarını sürekli olarak araştırıyor.

 

Sonuç: Daha Akıllı Temizlik Operasyonları İçin Veri ve Teknoloji

ISS’in otonom temizlik çözümlerinin büyük bölümü zemin temizliğine odaklansa da, insan ekipler hâlâ hizmetin kritik bir parçası. Veri kullanımı, ekiplerin temizlik operasyonlarını tesis genelinde “her yerde eşit” yaklaşımıyla değil, gerçek ihtiyaçlara göre şekillendirmesine imkân tanıyor. Robot teknolojisi ise verimliliği artırırken, yüksek hizmet kalitesi için insan-robot işbirliği vazgeçilmez olmaya devam ediyor.

Veri ve teknolojinin temizlik operasyonlarınızı nasıl geliştirebileceğini öğrenmek isterseniz, bizimle buradan iletişime geçebilirsiniz.